|
Cargill'in Gönüllü Elçileri...
Kısaca şirket içi gönüllük faaliyetlerinizi, gönüllü sayınızı, projelerinizi, slogan ya da sembolünüzü anlatır mısınız? Cargill olarak, tüm dünyada faaliyette bulunduğu ülkelerde Sosyal Sorumluluk Projeleri kapsamında zamanla çalışanlarımızın gönüllü bazı faaliyetlerde bulunduğunu fark ettik. Hem gönüllülük çalışmalarına katılımı teşvik etmek hem de kişilerin bu sessiz sedasız yürüttükleri çalışmaları gün yüzüne çıkartarak kendilerini onure etmek amacıyla çalışanlarının gönüllülük projelerini destek vermeye başladık. Hemen hepinizin bildiği bir uygulama olan Kitap Okuma Projesi ’ne şirket çalışanlarımız oldukça yoğun bir ilgi gösterdi ve uygulandı.Şirketimizde bu güne kadar çeşitli kereler çalışanlarımızın yönlendirmesi ve katılımlarıyla eski kitap, eşya, giyecek ve oyuncaklar için kampanyalar düzenle dik. Bu kampanyalar ile toplanan gereçler gerçekten ihtiyacı olanlarla buluşturularak yeniden değer kazandı.Aynı şekilde artık gelenekselleşen bir diğer çalışmamız ise Kızılay için düzenlediğimiz Kan Bağışı Kampanyamızdır. Ağaç dikme çalışmalarına katılan , okullarda boya badana işlerine severek isteyerek destek veren gönüllü çalışanlarımız var.Son olarak sizlere Cargill olarak Türkiye’de nasıl bir gönüllülük projesi yürüttüğümüzden söz edeyim. GETEM’in (Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı) görme engelliler için başlattığı kitap okuma projesine destek veriyoruz. Çalışanlarımız isterler ise öğle saatlerinde isterlerse de evlerinde kitap listesinden seçtikleri bir kitabı bilgisayar ortamında GETEM’in sağladığı proramları kullanarak sesli olarak okuyup kaydediyorlar.Gönüllü çalışan sayımız için tüm Cargill Türkiye ekibi diyebilirim. Cargill bu alanda çalışanları ile arasında sinerji yaratmış durumda. Yürüttüğünüz gönüllülük faaliyetlerinin çalışanlarınız için anlamı ne? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?Özellikle fabrikamızın bulunduğu bölgede yürüttüğümüz çalışmalar , eğitim konusuna en çok önem veren şirket olarak bizi öne çıkartıyor. Tabi şirket içinde yarattığı değer ise belkide en önemlisi. Çünkü, farkındalık ve duyarlılık konularında üst seviyede bir çalışan kitlesine sahip oluyorsunuz.Özel sektörde çalışanları düşündüğünüzde, onları gönüllü olmasını zorlaştıran en önemli faktör sizce ne? Aynı sektörde çalışan ve gönüllük faaliyetleri yürüten biri olarak, sizce bu engeller nasıl aşılabilir? Eğer ki istek yok ise , o zaman da teşvik olmalı. Sonrasında bu istek ve teşvik çalışma hayatı şartlarıyla bağdaştırılmalı. Sizin gibi derneklerle işbirliği sağlanmalı. Makro ve mikro düzeydeki Türkiye gerçeklerinin farkında olunması ve kamu-özel sektör iş birliği sağlanarak toplumun ihtiyaçlarına maddi manevi nasıl cevap verebiliriz sorusunun içselleştirilmesi sanıyorum ki bu alanda çok sayıda başarıya imza atacaktır.Bir kelime ile sizce...
Doğada dahi en işe yaramaz gözüyle baktığımız bir bitkinin, bir hayvanın başka bir canlı için faydası olduğunu düşündüğümüzde, insan olarak birbirimize sınırsız faydamızın olabileceğini gözden kaçırmamalıyız. Harekete geçmek için ise yarını beklemek y erine bugünü değerlendirmeliyiz diyorum.Daha gelişmiş bir toplum için bu adanmışlığı ülkemizdeki tüm sektörlerde faaliyette bulunan şirketlerede diliyorum. Teşekkür ederiz… |
||||||||
© ÖSGD 2010
|
|||||||||